Salı, Haziran 24, 2014

Erkeklerin En Çok Söylediği 20 yalan

Dünyanın meydana gelmesinden bu yana erkekler her an her ayrıntıyı kapsamlı düşünen kadınları anlayamamışlardır. Anlayamadıkları bir şeye sahip olmak ve onunla bir hayat sürmek elzem olunca onlarda çareyi küçük ama hayat kurtarıcı yalanlarda bulmuşlardır. 





Erkeklerin çoğu kadınları mutlu etmek için yalan söylerler çünkü gerçekten nasıl mutlu edeceklerini bilemezler ya da uğraşmak istemezler. İşte erkeklerin en çok söylediği yalanlar...




1- Erkeklerin en çok söylediği yalanlardan en mühimi Seni seviyorum ’dur. Yalan külliyen yalan inanmayın.
2-Sadece yanına gelip  seninle uyumak istiyorum. Asla gelip yanınızda öylece uyumazlar inanmayın.
3-İlk kez tanıştığınız bir erkek sizi akşam evinize bırakmak isteyebilir. Evine kadar bırakayım geç oldu! YALAN sizi merak ettiğinden değil onu eve davet edebileceğiniz ihtimali için gelir.
4-Mesaiye kalacağım, çok çalışıyorum! Yalaaaannn
5-Annenle vakit geçirmeyi seviyorum. Ah komik şey böyle söylediğinde mutlu olacağınızı sizi önemsediğini düşüneceğinizi düşünür ee haklı indirdin hemen yelkenleri!
6-Sen varken dişi sineğe bile bakmam: nefes alan her dişiye bakan erkek canım kimi kandırıyorsun. Ama kadınlar sever bu cümleyi bayılır. Yemeyin.
7-Yemeklerini çok beğeniyorum. Eve gelme bahaneleri vol bilmem kaç.
8-Tıraş bıçağımı kullanabilirsin. Bunu diyen erkeği arkanızda bırakın ve oradan uzaklaşın bence en yakın kuaför salonuna doğru, kadınsın yahu dikkat et.
9-Oryantal izlemekten hoşlanmam. Dansöz gibi kıvırıyorsun ama tatlı çocuk.
10-Ben seni her halinle beğeniyorum hayatım: 150 kilo olduğumda görüşelim canıms.


11-Daha sonra konuşuruz: Diyecek bir şey bulamayan erkek cümlesi
12-Statü yalanları; her erkek işinde muhteşem bir pozisyona sahiptir. Burnundan kıl aldırmaz.
13-Bilgi yalanı; kör cahildir o konuda ama bilmiş bilmiş bir şeyler sallar mutlaka
14-Duygu yalanı; aslında berbat bir haldedir. Neyin var diye sorarsın yok bir şeyim iyiyim deyip güçlü erkek modlarına girerler. Sıfatından anlamıyoruz sanki.
15-Korku yalanı; çoğu erkek illa ki bir şeyden korkar ama bu korkularından asla bahsetmezler.
16- Yaptıkları her şeyi haklı görürler ve bunun uğruna her yalanı söylerler. Haklılar çünkü as always..
17- O benim kaç senelik arkadaşım! Dediği kızı iki haftadır tanıyordur emin olun.
18-Kadınlar sormaktan bıkmaz erkekler aynı salak cevabı vermekten:
K: aşkımmmm Adriana Lima mı ben mi?
E: tabi ki sen sevgilim. (yalandan kim ölmüş)
19-Kilo mu verdin sen?  En klasik olanı.
 20-Seni asla aldatmam! Fırsatı olmazsa aldatmaz evet tabi.

Perşembe, Mayıs 22, 2014

İnsanlık?

Biz küçükken de dünya bu kadar kötü müydü yoksa biz büyüğünce mi fark ettik bilmiyorum ama bir şeylerin hiç de iyiye gittiği söylenemez.

‘İnsan olmanın’ ne demek olduğunu unuttuk.

İnsanın değerli bir varlık olduğunu unuttuk.

İnsanlık nedir bilen var mı?

Son zamanlarda en çok sorguladığım kavram İNSANLIK… İnanılmaz bir bataklık içerisinde yüzüyor gibiyiz. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada kötü, insanlığa yakışmayan çirkin şeyler oluyor.

Ölüm var.

Acı var.

Çocuklar mutsuz.

Babalar kara toprak…

Anneler çaresiz.

Kimse bir şey yapmıyor.  ‘Kınamak’ diye bir kavram var ne işe yaradığını bilmiyorum.

Birleşmiş milletler gibi bir şeyler var dünyada hala ne işe yarıyor anlamadım.

Suriye’de ( yanı başımızda dünya o kadar büyük sayılmaz) insanlar acı çekiyor; sonra devlet başkanları ‘Kınıyor’  çocuklar yine ölüyor.

Bosna da felaket var!  Çok acı çekti oradaki insanlar, kader mi sizce? Hayır, İNSAN doğaya kafa tutuyor.

Devlet denen bir şey var; yerin binlerce kat altında insanlar ölüyor ama Devlet ne iş yapar hala bilmiyorum.

Devletin iki gün aynı gömleği giyen bakanları var mesela, ne yazık… Soma’daki madencilerin yüzleri kömür karası, göremeyen insanlar var.

Milletin vekilleri var bir yerde toplaşmış siyaset yapıyorlar. Benim için iyi olan nedir, bilmiyorlar!

En önemlisi ortada sürekli bir şeyleri sıfırlayan bir ‘ADAM’ var.

İnanın HAYRET EDİYORUM!



Şimdi istiyorum ki İNSANLIK için bir şeyler yapalım… Hep birlikte tüm bu olanları UNUTMAYALIM!

Cuma, Ocak 17, 2014

FETİH PANORAMASI

Bazen plansız öyle ansızın bir yerlere savrulup gitmek ne güzel İstanbul gibi bir şehirde...

Öncesinde mızmız bir kız çocuğu gibi şikayet etmiş olsam da bayıldım ben bu ufacık ama bambaşka İstanbul Gezisine...
Üç yıldır İstanbul'dayım fakat Fatih taraflarına hiç gitmedim, bilmezdim. Bir dondurma uğruna düştük yollara:)
Biz yola revan olmuş giderken önümüze bir müze çıktı. Bendeniz de müzelere hayranımdır. Hemen daldım içeri..


Müzenin Maket Çalışması
Panorama 1453 Tarih Müzesi 
( Topkapı )

Tam bir görsel şov. Hayran kaldım. Kubbe şeklindeki tasarımı ile İstanbul'un Fethinin böylesine güzel resmedilişi ve arka fondaki silah sesleriyle eser tamamen sizi olayın içine çekiyor, bir parçası haline getiriyor. Müzeler genel olarak sevdiğim ve çok etkilendiğim mekanlardır lakin buradaki atmosfer çok başkaydı.



 İşte sizin için çektiğim birkaç fotoğraf...




   Askerlerin boyutlandırılması ve resmedilişi gerçekten çok başarılıydı. Sekiz sanatçı tarafından meydana getirilmiş.






Panoramik yüzey haricinde resim ve ziyaretçiler arasındaki alanda gerçek nesneler kullanılmış. Bana göre Bu etkiyi biraz daha arttırmıştır.








Gerçek savaş malzemeleri kullanılmış
Toplar 























Panorama’nın kalbi olan resim, 38 metre çaplı bir yarım küre üzerine yapılmıştır. Yarım kürenin iç yüzeyini kaplayan resim, 2350 m2 olup, resimle ziyaretçi platformu arasındaki 650 m2'lik 3 boyutlu objeler platformuyla birlikte, toplam 3000 m2'lik dev bir büyüklüğe ulaşmakta ve ziyaretçiyi her yönden kuşatmaktadır.

En çok etkilendiğim Gökyüzü

Panorama 1453 Müze Videosu için: http://instagram.com/p/jPd60EI6Iy/








Cumartesi, Ocak 04, 2014

DİKKAT ! ÇOCUK GELİNE HAYIR ! Türkiye'de 130 BİN Çocuk Gelin Var!

Bu Gerilla Halkla İlişkiler örneğini Final Ödevimiz olarak Tasarladık. Böyle önemli bir konuda çalışmamız için bize fırsat veren Sevgili Hocamız Ebru Özgen'e buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Madem böyle bir farkındalık projesi hazırladık bunu sizlerle de paylaşmak en elzem gereklilik olacaktır.

Projemizin Detayları...

      Genellikle az gelişmiş ya da gelişmekte olan doğu ülkelerinin ve ülkemizin kanayan yarası ÇOCUK GELİNLER. Henüz  tam olarak bir çaresi bulunamamış; toplumun göz ardı edilen büyük bir kara deliği ve her saniye, anne kokusuyla büyümesi gereken küçük kızlarımızı yutmaya devam ediyor. Ülkemizle ilgili son rakamlara bakıldığında her 3 kadından biri 18 yaşından küçük evlendiriliyor. Şu an ülkemizde 130 bin ÇOCUK GELİN bulunuyor. Rakamlar öyle ciddi bir seviyeye ulaşmış ki insanın düşündükçe tüyleri ürperiyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’de erken evliliğin oranı %15,5 gibi görünse de buna dini nikahlıların oranı ve nikahsızlarında oranını  eklediğimizde Türkiye’de en az yüzde 30-35 oranlarında erken yaşta evlilik olduğu görülüyor.

Projenin Amacı: Ülkemizde yaygınlaşan ÇOCUK Gelinler sorunu için farkındalık yaratmak
                            130 Bin'e ulaşmış Çocuk Gelin sayısını en aza indirmek
      Hedef Kitle: İstanbul'da yaşayan doğu kökenli vatandaşlarımız
                            İstanbul'a çevre illerden ve doğu'dan gelen ziyaretçiler
                            Sivil Toplum Kuruluşları

Hafta sonu yapılan çalışma pilot bölge seçilen Beşiktaş Meydanında gerçekleştirildi. Önceden hazırlanmış çocuk gelin figürü babanın üzerine geçirilip bağlandı. Sloganı içeren not üzerine asıldı. İnsanların tepkileri gözlendi.



 Yoldaki babaları seçtik çünkü günlük hayatın temposunda çoğumuz çok kere bacağımızı çarpıp duruyoruz. Toplumun bu denli aksayan yönlerini de günlük telaşemiz sırasında gözardı ediyoruz. Gündem öyle hızlı değişiyor ki ülkemizde özellikle şu zamanları düşündüğümüzde; Görmemiz gereken sarmamız gereken yaralarımızı farkedemiyoruz. Ülkemiz de yardıma muhtaç bir sürü insan var aynı şekilde daha anne kokusuna doyamamış küçücük kızlarımızı evinin kadını yapan zihniyetler var. Her şeyden önce biri bunlara bir DUR demeli. Ayakkabı kutularını gemicikleri onu bunu tartışırken nice küçük kızın hayatı geleceği sönüyor. ÇOCUK GELİNE HAYIR ! 
Çocuk Gelin Figürümüz.
DİKKAT ! ÇOCUK GELİNE HAYIR !
Türkiye'de 130 bin ÇOCUK GELİN var !


Şaşkınlıkla karşılayanlar oldu :)

Çevrenin de ilgisini hemen çekti.

İnsanlar figürümüzü fotoğrafladılar.



Yer itibariyle gözler üzerimizdeydi en son çevik kuvvetin ikili diyaloğundan sonra (figürümüzü bomba sandılar)
Toplanıp ayrıldık.



Çarşamba, Aralık 11, 2013

Halkla İlişkiler: Basın Bülteni


Basın bültenleri kişi ya da bir olayla ilgili duyuru yapmak, herhangi bir konuda bilgilendirmek veya kişi ya da kurum imajı oluşturmak amacıyla yazılabilmektedir.
Basın bülteninin Özellikleri;
  • İlk cümle dikkati çekmeli, ilk paragrafı ise bütünü özetler nitelikte olmalıdır.
  • Halkla ilişkiler uygulamalarında çok önemli bir yeri olan basın bülteni yapılacak bir hatayla reklam havasına bürünerek,haber olma özelliğini ve yayınlanma şansını kolaylıkla yitirebilir.
  • Bir bültenin haber değeri taşıyabilmesi için elzem olarak 5N+1K sorularına cevap verir nitelikte olması gerekmektedir.   
  • Basın bülteninde, kısa paragraflar, kısa cümleler, anlaşılır kelimeler tercih edilmeli, Mümkünse tek sayfayla yetinilmeli, Övgüden uzak durmalı,Belirsiz genellemelerden kaçınmalı,Değişik gazete ya da dergiler için değişik versiyonlar yazılmalıdır.

      Basın bülteni için ayrıntılı bilgiye Filiz Bal Peltekoğlu'nun Halkla İlişkiler Nedir ? kitabından ulaşabilirsiniz.

     Bunlara ek olarak şöyle bir özetlemem gerekirse; Bülten de en önemli şey başlıktır. Günümüz koşulları göz önüne alındığında bir gazeteciye gün içerisinde düşen bülten sayısını tahmin etmek imkansız. Bu nedenle sizi diğerlerinden farklı kılacak bir başlık atarak gazetecinin ilgisini çekebilir; bülteninizi okumasını sağlayabilirsiniz.

   Bülteni açtırdıktan sonraki önemli nokta da sudur: uydunun yani başlıktan sonra oluşturacağınız alt başlıkta tüm bülteni özetler nitelikte bir paragraf oluşturmalısınız. Çünkü gazeteci (meşgul insan) bültenin tamamını okumak istemeyecektir. Onu o kısa paragrafta yakalamanız gerekmektedir.

  • Genel olarak bültenin dili sade ve akıcı olmalı, ağdalı kelimelere yer verilmemelidir.
  • Reklam kokmamalı ( bu en önemli kısmıdır)
  • Rakamlar dışındaki tüm sayılar yazıyla yazılmalıdır.
  • Kişi isimleri tamamen büyük yazılmamalıdır.
  • Mutlaka ve mutlaka basın bülteninizi kurumun adı logosu adres bilgileri olan antetli kağıt üzerine yazmalısınız.
  • Yüklemler geniş zamanda kullanılmalıdır.
  • Ayrıca dün,yarın gibi kelimeler yerine direk tarihler kullanılmalıdır.



Aşağıda benim naçizane basın bülteni örneğim bulunmaktadır. Tamamen uydurmasyon bir bültendir. Gerçek şahıs veya kurumlarla ilgisi yoktur.





                                                                                              05.12.2013









Kozmozon Ozonist ile İkinci Bahar

Bitkisel içeriğiyle tüm cilt sorunlarına doğal ve etkili çözüm sağlayan Kozmozon, şimdi de yaşlanmaya karşı ozonlu kremi Kozmozon Ozonist'i piyasaya sundu. Kozmozon Ozonist çevresel faktörler,stres,hormonal nedenler ve yaş ilerlemesi ile görülen cilt bozukluklarını düzenlemesinin yanı sıra yaşlanmayı da engelliyor.



        1 Aralık 13 Pazar günü The Marmara Otel’de Kozmoson Türkiye tarafından gerçekleştirilen tanıtım organizasyonun da aralarında Kozmozon Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yılmaz ve Kozmozon Pazarlama Müdürü Aylin Şeref’in de bulunduğu Kozmozon Türkiye yeni yaşlanma karşıtı ozonlu kremi ‘Ozonist’ i tanıttı. Kozmozon Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yılmaz:  ‘’Ozon cilt için çok yararlı bir bileşik içinde barındırdığı bileşimlerle ölü hücrelerin yenilenmesini hızlandırıyor ve yaşlanmayı önlüyor; biz de bu maddeyi yeni ürünümüzün içeriğine dâhil edip ozonist’i yarattık.’’ Dedi.
      Kozmozon Ozonist içindeki ozon bileşeni sayesinde çeşitli cilt bozukluklarının iyileşmesine yardımcı olmasının yanı sıra yaşlanmaya karşı da güçlü bir yardımcı üründür. Ayrıca, organizasyon da davetliler arasından ünlü oyuncu Pınar Altuğ ve daha pek çok davetliye ürünü deneme fırsatı tanınmıştır. Ürünü deneyen Pınar Altuğ: Ozonun faydalarını hepimiz biliyoruz. Şimdi Kozmozon’un güvendiğim bitkisel formülüyle kullanımı oldukça kolay bir ürün haline geldi. Kozmozon Ozonist’i bir süre kullanıp etkisini gözlemlemek istiyorum.’’ Şeklinde konuştu.
     Ozon mucizevi formülü sayesinde yaşlanmayı geciktirir. Ölü hücrelerin yenilenmesini sağlar. Buna bağlı olarak akne ve siyah nokta oluşumunu minimuma indirir. Cilt rengini düzenler. Gözeneklerin temizlenmesine ve cildin nefes almasına yardımcı olur.
                                                                        
                                                                           Kozmozon Türkiye Halkla İlişkiler Sorumlusu        
     




Adres: Teşvikiye mah. Menderes sok. no:12 k/5 Nişantaşı/ İstanbul                                 
 Tel: 0(212) 244 15 06 Faks: 0 (212) 244 15 18




Deli Cesareti

     Zaman,mekan ve hatta kişiler bile hayatım da inanılmaz hızla değişirken kendim üzerinde değişiklik yapmak inanın benim için büyük bir çılgınlık. Hele ki bu yaşa kadar kız arkadaşlarımın tüm diretmelerine rağmen; orjinalliğimi sürdürürken inanın çok zordu benim için. Netice de bu mesele benim için fazlasıyla mühim:)

     Bilirsiniz kadınlar için değişiklik demek kuaför demek saç renginin değişmesi demek ömrümce buna karşı çıkmış olsam da sanırım bende sonunda bunun bir kurbanı oldum:)
    Ama ucundan azıcık yani hala düşüncem değişmedi.



Yani bir adam terk etti ya da işten ayrıldın diye neden saçının rengini değiştirir ki bir kadın 
Ne saçma ? Bunun için daha kutsal bir sebep olmalı !!!
İnanın bana...



         

Kendi içinde kutsaldı evet:)

        Aslında yaklaşık bir senedir beynime zorla entegre edilen şeylerden bir tanesiydi bu fakat (her zaman olduğu gibi) geçiştiriyordum. Saçma sapan herkese sorup (sanki dünyanın en önemli meselesiymiş gibi) fikrini alıyordum ama yapacağımdan değil :p Genel olarak kadınlar,evet mutlaka yapmalısın bir değişiklik güzel olur derken; erkek tarafı, hayır kesinliklikle saçların böyle çok güzel hiç değiştirme diyordu. Ben de bundan da destek alıp geçiştirmeye devam ediyordum :D

       Derken 9 aralık pazartesi sabahı bir rüya gördüm (nadir rüya görürüm ve o da bana bir anlam ifade eder) neden bilmiyorum sonrasında kendimi kuaför sandalyesinde otururken buldum. Yani artık çok geçti. Yine de şanslıyım ki güvenilir ellerdeydim. Madden ve manen beni inanılmaz motive ettiler. Bunun için kuaförüm Hüseyin Beye teşekkürleri bir borç bilirim. Hüseyin Bey çok ince çalıştı gerçekten izlerken pek çok şey öğrendim:)
İşte o Aşamalar
1- Önce tek tek sarılıp paketlendiler.
Burada kendimi yılbaşı ağacı gibi hissettim:)

2. Olarak açıldı yıkandı cilalandı saç bakımı yapıldı baya bir yoğun işler sonraaa
Kurutuldu tabi ben bu ana kadar neler olduğunu bilmiyorum:)
Sonra fön çekilmeye başlandı görüldüğü üzere..

               3. Sonuç : Arkadan kendimi tanıyamadım Gerçekten:)
                              Çok farklı çoook..
Bu sırada dip boyası tamamlanmış ev arkadaşımında fönü çekildi .
Gördüğünüz üzere onun ki de müthiş




                   Evet bize 2014'e dinamik , farklı ve güzeller güzeli gülüşler ile hazırlandık.
                   Kuaför ve renkler ile ilgili bilgi almak isterseniz bana rahatlıkla ulaşabilirsiniz:)

Salı, Aralık 03, 2013

Kitap Ağacı İstanbul Buluşması




Merakla beklediğim o güzel buluşma geçtiğimiz pazar sabahı gerçekleşti.
İlk kez böyle bir gruba dahil olmanın verdiği heyecanla düştüm yollara ev arkadaşım ve en yakınımdan bir kızçeyle.. Pazar sabahı erken uyanmanın verdiği herhangi bir rahatsızlıkta hiç yoktu tabii :p



Gezi pastahanesine  girmemizle birlikte sımsıcak, güler bir yüz karşıladı bizi..
Nil Erten: ilk görüşte sıkıp sarılmak istediğim tek kadın herhalde:)
Nil'i merak edenler:)
 Yanımdaki diğer güzel ise Yasemin
İletişim halinde olduğum bir kaç kişinin orada olmaması beni öncesinde üzse de o gün orada tanıdığım tatlı şeyleri asla es geçemem.

Kitap sevgisinin insanları nasıl bu denli çevresinde birleştirdiğini görünce hayretlere düşmediğimi söylesem yalan olur. Çünkü günümüz koşulları, teknolojinin alıp basını gitmesiyle zaten az olan okuma oranı 'kitap sevgisi' eksilerde sürünürken; böyle güzel bir oluşumun, böyle güzel ve hiçte azımsanmayacak bir kitleye ulaşması harika bir şey. Umarım bu talep kartopu gibi giderek büyümeye devam eder.

Kitap insanların ruhlarını, düşüncelerini iç dünyalarını yansıtmak; yansıtılanları yaşamak için harika bir yol.
Her şey inanılmaz bir hızla değişse bile sanırım bu ; geleneksel olarak vazgeçemeyeceğimiz bir tutku
Ne kadar çok okursan o kadar çok dolarsın ve ne kadar çok dolarsan hayata karşı o kadar geniş bir vizyona sahip olursun. At gözlüğü takıp dünyaya, insanlığa tek bir pencereden bakmayı reddeder zihnin dolar, taşar çünkü farklılığın havuzundan.. Ve sen öyle coşarsın ki kelimelerini, sevgini paylaşmak istersin.
Tam da bu nokta da kitap ağacı ailesi sana kapılarını açar ve seni sıcacık bir samimiyetle kucaklar :)

Hayatta iyi ya da kötü pek çok şey ile karşılaşırsınız ama inanın bana bazen sizi mahveden bir şey arkasındaki harika güneşi görmeniz için bir sebep verir size...
Teşekkürler @fatoniko


Arkanızı dönüp gitmeden önce parmaklarınızın üstünden uzanıp bir daha bakın; orada parlayan bir şey görmeniz kaçınılmaz olacaktır:)


Kitap Ağacı için;
http://www.kitapagaciyiz.com/
https://www.facebook.com/kitapagaci355
https://www.twitter.com/kitapagaci_
http://www.instagram.com/kitapagaci
http://www.vikitap.com/grup/uyeler/Kitap-Agaci-355
http://www.youtube.com/channel/UCCxlIL8wsD0gcOrCAwUf_zQ